WhatsAppWhatsApp İletişim
ANASAYFA » TEDAVILER » OZON

Ozon

Ozon(O3),oksijen(O2) molekülüne bir (O) oksijen atomunun eklenmesiyle oluşan renksiz, keskin kokulu bir gazdır.O2+O1=O3.  Oksijenin  yüksek enerji taşıyan, aktif bir şeklidir.Atmosferde bulunan en önemli gazlardan biridir ve dünyamızdaki biyolojik dengeyi korumaya yardımcı olur.Zararlı ışınları engeller.Asla, yanlış bilindiği gibi havamızda “kirlilik yaratan bir gaz değildir.' Dünyada yaşamı mümkün kılar.

NEDEN OZON?

Sağlık ve iyileşme oksijensiz gerçekleşemez.İnsan gıdasız 1-2 ay ,susuz1-2 hafta fakat oksijen olmadan, ancak 5 dakika yaşayabilir.oksijen en temel gereksinimimizdir.Bir çok hastalık, ihtiyaç olan doku ve organlara  yeniden yeterli oksijen sağlanmasıyla önlenebilir veya tamamen iyileştirilebilir.

    Günümüzün dünyasında, sadece nefes almak ,artık vücudumuza yeterli oksijeni sağlamıyor.Vücudumuz sürekli olarak, havamızdaki, suyumuzdaki ve yiyeceklerdeki toksinler tarafından kirletiliyor.Şehirlerimizdeki oksijen miktarı%21 in çok altında ve düşmeye devam ediyor.Sigara kullanımı,stres,hareketsiz yaşam,sağlıksız beslenme gibi durumlar da eklenince vücudumuzda toksinlerin birikimi ve oksijen eksikliği artar.Bu da kronik yorgunluğa,erken yaşlanmaya, hastalıklara ve kansere zemin hazırlar.Yeterli oksijenlenmeyi sağlamak için nefes almaktan daha fazla şey yapmak zorunda kalabiliriz.

    Ozonterapi doku ve hücrelere ihtiyacı olan oksijeni en etkili şekilde sağlayan ve toksinleri yok eden bilinen en güçlü tedavidir.

OZON’UN ÖZELLİKLERİ NEDİR?

Ozon,oksijende bulunmayan bir çok biyolojik özelliğe sahiptir.Vücutta yarattığı oksijenasyona ek olarak,güçlü dezenfektan özelliği sayesinde bakteri virus ve mantarları yok eder.Bagışıklık sistemini son derece etkili bir şekilde harekete geçirir,hücre metabolizmasını arttırarak enerji ve canlılık sağlar,akyuvarlardan anti-kanser maddelerinin üretimini arttırır,kanın yoğunluğunu azaltır,kan dolaşımını arttırır,yeni damar oluşumunu tetikler,kandaki lipitleri ve şekeri azaltır,alyuvarların flexibilitesini ve oksijen taşıma kapasitesini arttırarak, en ince damarlardan bile kolayca geçerek hücrelere kadar ulaşmasını sağlar.Yaşlanmadan ve vücuttaki bir çok fonksiyonun düzgün işlememesinden sorumlu olan serbest radikalleri,vücudun anti oksidan kapasitesini arttırarak, etkisizleştirir.Bu yüzden ozonterapi bir çok hastalığın kökeni olan yetersiz oksijenasyon,serbest radikaller ve zayıf savunma sistemi problemini hallederek 100 den fazla hastalığın önlenmesi ve tedavisinde oldukça etkindir.

OZON YENİ BİR TEDAVİ Mİ? YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?

Ozon, alman kimyacı C.F.Schönbein tarafından 1840 da keşfedilmiş fakat bugünkü tedavi şeklini 1960 larda alabilmiştir.Özellikle Avrupa olmak üzere, dünyada 15000 den fazla hekim kliniklerinde ozon uygulamaktadır.Ozonterapi bir alternatif tıp yöntemi değildir.Tamamlayıcı veya ana tedavi yöntemi olarak kullanılır.Son yıllarda giderek artan bilimsel çalışmalar sayesinde ozonun özellikleri daha iyi anlaşılmış,daha çok hastalıkta başarıyla kullanılabileceği klinik araştırmalarla ortaya konmuştur.Medikal ozonun en güzel yanlarında biri de doğru kişiler tarafından uygulandığında hiçbir yan etkisinin bulunmamasıdır.Ozonterapi dünyamızda bulunan doğal bir maddenin saf biçimde vücuda verilmesinden ibaret olduğu için hemen hemen hiçbiyr yan etki görülmemektirDiğer tedavilerle karşılaştırıldığında bu durum çok büyük avantaj sağlamaktadır..Daha çok doktor ve hasta, ozonterapi konusunda bilgilenip,değerini anladıkça ki genel eğilim bu yöndedir,gelecekte ozonu daha sık duymaya ve kullanmaya başlayacağız.


OZON UN KULLANILDIĞI HASTALIKLAR NELERDİR?

Ozonterapi,daha çok ,kronik hastalıkların ve klasik medikal tedaviler ile giderilemeyen hastalıkların tedavisinde kullanılır.Aynı zamanda, sağlıklı insanlarda yaşlanmayı geciktirmek (anti aging)ve hastalıkların önlenmesi için kullanılır.Ozon tedavisi alan kişiler kendini oldukça iyi ve enerjik hissederler.Ağır hastalığı olan kişilerde bu etkiler daha çabuk ve daha belirgindir.Ozon tedavisi tek başına kullanılabildiği gibi klasik tıbbi tedaviler ile birlikte de kullanılır.Ozon tedavisinin en başarılı olduğu hastalıkları aşagıdaki gibi özetleyebiliriz:

1-)Hemen hemen tüm beyin,kalp,ve kol ve bacaklardaki damar dolaşım bozuklukları ve tıkanıklıklarında.

2-)  İyileşmeyen veya iyileşmesi zor yara ,yanık ve egzema,,mantar,dermatitler,sedef gibi cilt lezyonlarında.

3-)Kanser tedavisinde ;Diğer ilaçlarla beraber  kullanılır.hücre koruyucu ve hücre yenileyici etkileri sayesinde,kemoterapinin ve radyoterapinin kanserli doku üzerindeki tahrip edici etkisini10 kata varan oranda artırırken, ilaçların olumsuz  yan etkilerini çok büyük oranda yok eder.

4-)Şeker hastalılğı ve ona bağlı tüm problemlerin önlenmesi ve tedavisinde.

5-)Romatizmal hastalıklar ve çeşitli eklem ve kas hastalıklarında

6-)Ülseatif kolit,chron hastalığı ve benzerleri gibi çeşitli bağırsak hastalıklarında.

7-)Multiple skleroz,Alzheimer , Parkinson ve nöropatiler gibi nörolojik hastalıklarda

8-)Hepatit A,B,C ,Herpes ve HIV gibi çeşitli viral enfeksiyonlarda

9-)Hemen hemen tüm  geriatrik (yaşlılığa bağlı)problemlerde

10-)Modern çağımızın getirdiği, kronik yorgunluk,hayattan zevk alamama,stres ve çeşitli vücut ve baş ağrıları ile seyreden yetersiz oksijenlenme ve toksin birikim bulguları durumunda

11-)Tamamen sağlıklı kişilerde ,yaşlanmayı geciktirmek,enerji kazanmak ve hastalıklardan korunmak için kullanılır.

OZONTERAPİ NASIL UYGULANIYOR?

Çoğu ozon tedavisi 10 seans kadar uygulanır.Hastalığa göre,her gün veya haftada 3 kez uygulanabilir.Ozonterapinin bir diğer olumlu yönü, uygulama kolaylığıdır.Çok çeşitli şekillerde vücuda uygulanabilir.Hastalığa göre doktor, bunlardan uygun bir veya birkaç metod’u seçer. Kullanılan uygulama metodlarından en önemlileri şunlardır:

1-)Major Otohemoterapi:kişinin damarından 100 cc. kadar kan özel ,steril ,vakumlu şişelere alınarak istenen konsantrasyonda ozon gazı ile karıştırılır ve hastaya tekrar geri verilir. Ana tedavidir.

2-)Minör Otohemoterapi:Hastanın damarından 5 cc. kadar kan alınarak ozonla karıştırılır ve kas içine enjekte edilir

3-)Torbalama:El ,kol ayak veya bacakları bir torba içine alarak gaz verme işlemidir.

4-)Vakum kabı yöntemi:İyileşmesi zor ve iyi kanlanmayan yaralar için vakum etkisiyle o bölgenin kanlanmasını sağlar.                                     

5-)Kas içi uygulama:Özel enjektörlerle ozon gazı kas içine enjekte edilir.

6-)Rektal ve vağinal insuflasyon(gaz verme işlemi)

7-)Transdermal ozonterapi: Sauna  içine gaz vererek,tüm ciltten emiliminin sağlanması.

TRANSDERMAL OZONTERAPİ

Transdermal ozon tedavisi,başınızın dışarıda kaldığı,sauna denilen ufak bir kabinin içinde otururken uygulanır. Güçlü bir tedavidir.Ozon tüm ciltten hızla emilir.Ozon kuru ciltten emilmez,nemli veya ıslak olmak gerekir.Kabinin içindeki sıcaklık insanı bunaltmayacak dereceye ayarlanır(42C-52C)ve terlemeyi sağlar.Terleme ile ile derideki gözenekler de açılır.Siz içinde relax olmuş bir şekilde dinlenirken ,istenen dozajda kabin içine gönderilen ozon ,oksijenden 20 kat hızla emilerek cilt altı kan dolaşımını arttırır,yağ dokusuna nüfuz eder ve lenfatik drenajı aktive eder.Yağları ve toksinleri oksitleyerek parçalar.Ozon sauna dünyadaki en etkili detoksifikasyon aracıdır.Sağladığı faydalar şöyle sıralanabilir:

1-)Laktik asiti yıkarak,kasların gevşemesini ve ağrıların giderilmesini sağlar.

2-)Toksinleri okside ederek vücuttan atılmasını sağlar.

3-)Citteki mikroorganizmaları(bakteri,virüs,mantar) yok eder.

4-)Vücudun oksijen kapasitesini arttırır.

5-)Organların ve iç salgı bezlerinin metabolik süreçlerini hızlandırır.

6-)Bağışıklık sistemini güçlendirir.

7)Adrenalini okside ederek gerginlik ve anksiyeteyi giderir.

8-)30 dk.lık bir seans sırasında yaklaşık 600 kalori(10 km.koşan bir insanın harcadığı enerji) yakılır.Böylelikle kilo vermeye yardımcıdır.

9-)Genç sağlıklı,pürüzsüz ve parlak görünümlü cilt sağlar selülitleri gidermeye yardımcıdırve cilt kokularından arındırır.

10-)Derinin üçüncü bir böbrek ve ikinci bir akciğer gibi çalışması sağlanır.

11-)Kişi ilk seansta gevşemiş ve rahatlamış olduğunu hisseder.10 seans sonrasında ise ne kadar berrak düşünebildiğini ve enerji seviyesindeki artışı belirgin şekilde görebilir.

Seans aralıkları ne kadar yakın tutlursa o kadar çabuk sonuç alınması muhtemeldir.